ne yazayım sayın başkan? bak şeyi yazayım. mesela...
konu bulamadım ama her ne kadar saçma olsa da yazayım. mesela doğu almanya cumhuriyeti vardı ya. geçen gün ona ait bir belgesel izledim. yani onlar hakkında. işte orada bunların otobüsü üstünde ddr yazıyordu. lan dedim nasıl acaba? ne demek şimdi bu? sonra durdum.. ya sonuç olarak doğu almanyayı anlamam gereken yerde ddr gördüm.
o kadarda götümüzü yırtmaya gerek yokmuş. neyse bende dedim, açıyım hz.google'ı aratayım. sonra hz.wikipedi'ye giriyim falan.
bi baktım deutsch demokratik republik gibi bi şey çıktı.
acayip şoke oldum lan. dedim bu mudur yani. ben bunu televizyon karşısında böyle çeviririm. hemde oruçlu iken. sen bi bok yapmışsın gibi yapa yapa böyle mi çevirdin. öküzün evladı.. dedim.
ama sonra üzüldüm. açıkçası damla üzülmedim ama buraya uygun olup konuyu toparlaması için böyle bi şey yazdım.
ya adamlar yani almanlar, tabi kadınlarda var eşitlikçi olalım, neyse, zaten savaştan çıkmışlar borç harç içindeler dedim. bide oturup bunu mu çevirmeye kalkacaklar dedim. zor yani.
devlet yönetmiyoruz lan burada.
bu arada merak ettiğim bi çok şey olmasına rağmen, şu sıralar en çok kafama takılan, zaten bu kafayla takılmayacak gibi de değil. velhasıl kelam, hani bu ses hiç kaybolmuyomuş ya bizim bu yazdıklarımız da kaybolup gidecek mi lan.? mi acaba?
ya o bu değil de böyle iki kişi konuşuyormuş gibi yapınca bi kötü oldu yazdıklarım sanki hoşuma gitmedi.
o zaman güzel bişey yazalım. tamam. hani bu lys vardı ya, fen olanı hani benim bilmem kaç saat tavanı izleyip cerrahpaşa'nın ne kadar rutubetli olduğunu anladığım sınav. aslında tavanı da izlemedim. yalan.
her neyse o gün sınava girmeden önce banklara oturdum. hava biraz soğuk. zaten istanbul'un soğuk olduğu bir günde denizden gelen rüzgarın oralardaydım. kütüphane var ya onun yanındaydım. işte tam otururken galiba benim gibi sınava girecek bi grup geldi yan banka oturdu. işte onlardan biri sınava girecekti sanırım. çünkü küçükte olsa bir yaş farkı vardı. hatırladığım kadarıyla. yani üç tane kız geldi ama en fazla 22 yaşındadır kırmızılı olup, daha büyük gösteren.
işte o yeşilli olan çok güzeldi. şimdi nerden çıktı bu. iyiye iyi, kötüye kötü demeliyiz. peki der miyiz. mesela o yeşilli kız çok güzel olsa -ki öyle- ve o da bunu bilse, yada bilmese. biz gidip ona bunu söylersek. kız neye göre karar verir. yada o gün ortalık dizi setindeki saçma senaryoya dönse. ki dönse ve ben güzel miyim dese. ne diyeceğiz lan biz. belki sınava girecek diye evet mi diyecek cidden çok çirkin bi kıza.
ama böyle uzun paragraflar boyunca kızın birinin güzelliğini anlatmak çok berbat gözüktü. ki gözlüğüm de yoktu kız çok boktan olabilir. benden çok büyükte olabilir. ama sınava girecekse en az 17-18 falandır. en fazlada ...21 olsun abi zaten kırmızılık dan büyükse girmesin. ama bence 18 falandı asi ayaklarında böyle. ya sanki bende böyle 30'a merdiven dayadım da....
bi de benim gibi 6 ay sonra 20 olacak adam hala tekel bayiinde ehliyet göstermek zorunda ya. bu nereden aklıma geldi. işte hastaneye doğru esen rüzgar akşama doğru balıkçılarda rakı kokusu getirir. ha bu da aklıma geldi. o gün bide gazi koşusuna gitmiştim. bu nereden aklıma geldi. şimdi..
...
...
...
ulan hep aklımıza gelip kalacaksa ve ortama insanlara koşullara göre bi şeyler söylüyorsak veya söylemiyorsak. cidden lan aklında kalıp söyleyemiyorsan zor. çeneni tutman lazım. işte bunu yapan ve yahut yapanlar. ne demeye yaşıyoruz lan biz. yani ben. yada bunu yapan her kim ise.
..
bak son yazacağımı da unuttum.
neyse.
saygılarımla...
..
ha hatırladım lan. ben bu gidişle varya çok dayak yiyecem lan.
galiba üniversitede başlayabilir.
benim elimde armut toplamaz tabi.
saygılarımla...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder