3 Ağustos 2011 Çarşamba

"Sie Sie Sie"

bir sabah kalkarsın. yeni bir gün diye. yeni bir başlangıç der nefs-i müdafa insanları. başka bir şey denmez. ben demiyorum. bir senarist diyor. ismi lazım gelmemekte şu an. aslında hatırlayamadım. çünkü iki mecaz kullanmamız yasak. ben kurallara uyan bir insanım.
bir çok senedir istanbul'da yaşıyorum. belki bundan birçok sene sonrada istanbul'da yaşıyacağım. ama ben de istanbul denen yerin dışında yaşamama rağmen istanbul'da yaşıyorum diyorum; reklama çıkan, çok sevdiğim, muhabbetini ve sofrasını merak ettiğim haldun boysan'da.
ve yaşadığım dediğin istanbul'un bir köşesinde, bir gece balkonunda, çok özene bezene hazırladığına inandığın ama aslında çok özene bezene olmayan bir sofrada oturuyorsun. ve bu sofrada kişisel zevk-ü sefanın içinde batıyorsun. tabi düşünce farklılıkları içinde.
çok güvenemediğin için migros yada carrefour'dan aldığın 35.lik yeni rakıyı açıyorsun, sonra sofraya oturdğunda arkadaşınla birlikte... polisler dayanıyor kapına, kafana.
ve tüm hayallerin (misal Cenıfır Lopez) gidiyor bir günde. Sie Sie Sie.
geçenlerde tekrar oturup izledim Pardon'u. Hayatının her anını azıcık geçip, azıcık öbür tarafa giden azıcık bu tarafta kalmış bir kaç adamın asosyal, komik, aynı zamanda gerçeklerin üstü gerçek ifadesi.
bellki sevseniz sevmeseniz de ferhan şensoy ve rasim öztekinin karşılıklı döktürdükleri film üstü hikaye.bak kurallara uymamaya başladım ama olsun. belki bir gün yakalanır ve pardon diye salıverilirim.
pardon ya. çok kötü bitirdim hikayenin sonunu.
çok basit bir indirgeme oldu.
tavanlarda bırakmak gerekiyordu.
o yüzden klişe olarak pardon.
ayrıca dumanın filmde çalan şarkısı. manası yok.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder